Altı minare, birbirini izleyen yarım kubbeler ve yirmi bin mavi-yeşil çini: Sultan Ahmet Camii, insanların İstanbul’u düşününce gözünde canlanan yapı. 1617’de tamamlandı ve o gün bugündür kesintisiz cami olarak kullanılıyor.
Ona adını veren çiniler İznik’ten geliyor ve üst galerileri çiçek ile servi desenleriyle kaplıyor. Ana kubbenin altında durduğunuzda aklınızda kalan tek bir ayrıntı değil, ışığın miktarı oluyor — iki yüz altmış pencere ve hepsinin halıya düşen aydınlığı.
Giriş ücreti yok. Ziyaretçiler güneyden giriyor, ayakkabılarını çıkarıyor, kadınlar kapıda verilen örtüyle başlarını kapatıyor. Beş vakit namazda ziyaret duruyor; bu yüzden kuşluk ve ikindi sonrası güvenli saatler oluyor.
Romance Istanbul Hotel’den on dakikalık yürüyüş.