Kanuni Sultan Süleyman
Odanızda sergilenen bu 16. yüzyıl replikası, Topkapı Sarayı
Sultan Giysileri Koleksiyonu’ndaki 87 tılsımlı gömlekten biridir ve
üzerindeki dualar, motifler ve tılsımın anlamlarına göre Sultan Süleyman’a
ait olduğu kabul edilmektedir ve şiirlerinden biriyle
süslenmiştir…
Bu Tılsımla, girdiğin her
savaşta zafer seninle olsun…
Batıda
Muhteşem Süleyman, adil yönetimi nedeniyle doğuda Kanuni olarak bilinen,
başarılı bir asker, kudretli sultan ve eşsiz bir devlet
adamıydı…
Aynı zamanda sanata ve sanatçılara değer veren
romantik bir ruh ve şairdi. Son eşi Hürrem Sultan ile efsanevi aşkları
tarihteki yerini aldı.
Hürrem Sultan, aslı o dönem Polonya’nın
parçası olan Rutenya’dan gelen, güzelliğiyle ünlü bir kadındı. Güzelliği,
zekâsı ve kadınlığıyla Sultanın tüm dikkatini çekti, haremde kendine özel bir
yer edindi ve ardından Sultan Süleyman’ın meşru eşi oldu. Ancak o Sultana
sadece bir eş değildi, Sultan Süleyman’a delicesine âşık ve aşkı için her
şeyi yapacak bir kadındı.
Biricik aşkı Sultan Süleyman’ın
hayatının seferlerde geçtiğini bilen Hürrem Sultan, onun her zaman sağ salim
ve muzaffer dönmesini dilediği için Baş Müneccimden bir tılsımlı gömlek talep
etti.
Uzun ve zahmetli ritüellerden sonra Sultan
Süleyman’ın gömleği onlarca bilinmeyen usta el tarafından tamamlandı ve
Hürrem’in duası şuydu: Sultan Süleyman girdiği her savaştan muzaffer, sağ ve
salim eve dönsün. Gömleğin büyük ölçüde yıldız ve diğer gök sembollerine
dayanan motifleri göz önüne alındığında, yıldız sistemiyle ilişkili olduğu
açıktı. Öte yandan İslam’daki sonsuzluk fikri, süslemeye hâkim olan sonsuz
geometrik desenler aracılığıyla öne çıkarılmıştı. Artık bu 16. yüzyıla özgü
gömleği sahibine gönderme zamanıydı. Sultan Süleyman bu gömleği giyecek ve
dualar onu güvende tutacaktı…
Günler ve aylar geçti. Hürrem
ancak biricik aşkından ara sıra alabildigi mektuplarla kendini avutabildi.
Derken bir gün zafer haberini aldı. Aşkının, hayatının eve döndüğünü duyunca
sevinçten uçtu… Coşku içindeydi. Kalbindeki hiç bitmeyen ateş ve özlemle,
gecenin bir yarısı kalemini aldı ve sevgilisine bir mektup
yazdı:
Sultanım,
Padişahım;
"Mübarek ayağının
bastığı toprağı öpüp başımı yere koyduktan sonra, milletimin güneşi ve
mutluluğumun sebebi, bu kulunuzu sorarsanız; sizi özlemenin hararetinden
tutuşan, kalbi parçalanan, göğsü harap olan, gözleri yaşla dolan, gece mi
gündüz mü bilemez olan, hasret denizine atılan, çaresiz, aşkınızla deli,
Ferhat ve Mecnun’dan beter olan ben; sizden ayrıldığımdan beri feryadı
dinmeyen bir bülbülüm, sizden uzak olmak beni en kötü düşmanıma bile
dilemeyeceğim bir hale koydu.
Milletim, sultanım, sizden
bir buçuk aydır tek kelime haber alamadığım için, Allah bilir bir an huzurum
olmadı, gece gündüz ağladım, hayatımı unuttum; bütün dünya yaşlı gözlerimde
küçüldü, çaresizce kapılara bakıyordum ki kâinatın Yüce Rabbi, herkese
rahmetini bahşeden, herkesi mübarek kılan Ulu Tanrım zafer haberinizi
getirdi. Ve yalnızca O bilir ölmüştüm, sultanım, padişahım, sizden haber
aldıktan sonra yeniden hayata döndüm…"
Odanızda
sunulan bu gömlekte Kanuni Sultan Süleyman’ın biricik aşkı Hürrem için
yazdığı şiirlerden birini
bulabilirsiniz…
*Aslı ve Ferhat ile
Leyla ve Mecnun, tıpkı Romeo ve Juliet gibi Türk tarihindeki iki efsanevi aşk
çiftidir.